Akıncı
gece hayasız gelir bu serhat kal’asına
sürgülü kapılar gacırtılarla açılır
tacirler dolar eskimiş at arabalarıyla
ala geyik bacakları sarkar arabalardan
birazdan şehvet pazarlanacaktır fıçı şaraplarında
ben, uzak kimyon kokulu bir kızı ararım
Smyrna’ dan kopar gelirdi akşamları
memeleri deniz kokusunda
eteklerinde yaz yağmurları
gümüş miğferli atlılar geçer, zırhlar şakırdar
kızlar dans eder açık seçik çığlıklarla
som altın işlemeli ipek cüppelerden
kadife keseler ihtirasla saçılır kızların çıplak ayaklarına
keman, tef, zil sesleri birbirine karışır
urumelinin arka sokaklarında
densiz bir gecedür yaşanan
çınlar kızların edepsiz kahkahaları
kafirler çengi kızlara salyalarını akıtırken
dolunay göz yaşlarıma gardaş olur
Smyrna kızına ağlarım bir mazgal kenarında
utanırım görmelerinden hıçkıramam
türküm bile gursağımda tıkanır
ben yeniçeri Hasan gurbette
yavuklumun kalçaları aklımda takılır
tef sesleri hızlanır, kulaklarım uğuldar
kuytulardan cima sesleri gelir dudakların
içmeden duramam artık
içerim Macar şarabını yeniçeri sevdamın ataşıyla
onun dudakları olur şarabın yudumları
Smyrna geçer gözlerimden
bir de onun ürkek bakışları
sarhoş olmaktayım affet
kızıla döndü pala bıyıklarım
şarap lekeleri var mintanımda
affet beni padişahım
padişahım çok yaşa